Sağolasın be Yakup… (Ben de biraz yazı yazarsam hiç fena olmaz aslında)
Görev aldık gittik. Bir anlık parlama ve terk edilmiş bir kasaba. Neyse şöyle etrafa bir bakalım ne olmuş acaba? Hmmm… bu notları filan acaba kim yazmış? Tekrar bir parlama. O da ne? Etrafımdaki bu insanlar da kim?? Hoop şu yangında düşecek insana yardım edeyim bakalım. (parlama) ?? Tüm insanlar tekrar nereye gitti? O da ne? Daha iki dakika önce şuradaki heykel Stalin’in heykeli değil miydi? Ne oldu da bir başka kişinin heykeline dönüştü? Hmm… Dur bir dakika ya, deminki o insanlara daha ben dünyaya gelmeden ölmüş olan insanlar değil miydi? Hoppala dünyaya ne oldu öyle? Bir şeyler ters gitmiş olmalı… Bundan önceki tüm 50 yıllık tarih değişmiş… Haydaa… Şu işe bir el atalım…
Oyunun hikayesi kısaca bu kadar. Rusya, Uzakdoğu’da Katorga-12 diye adlandırılan bir ada da E99 denilen bir element keşfeder ve maddeyi işlemeye ve üzerinde deneyler yapmaya başlar. Ülkelerindeki en iyi bilim adamlarını ve ailelerini buraya yerleştiren Rusya için her şey güzel gitmektedir. E99’un sırrı çözülmüş ve deneyler başarıyla sonuçlanmaktadır. Ancak yapılan deneyler sırasında büyük bir radyasyon sızıntısı olur. Ağır bir hasar alan Rusya, adadaki üssü kapatır ve olayı örtbas eder. Yıl 1955’tir. 55 yıl sonra Amerikan Hükümeti bu adada yüksek oranda radyasyon tespit eder ve buraya küçük bir birlik gönderir. İşte Nate Renko (biz) bu noktadan sonra olaya dahil olur. Ne tevafuktukir ki biz adaya giderken daha helikopterde, adada bir reaksiyon meydana gelir ve helikopterimiz düşer. Adanın terk edilmiş sokaklarında boş boş ne olduğunu anlamaya çalışarak dolaşırken bir binaya gireriz. Daha sonra yine bir reaksiyon meydana gelir ve bir anda 1950′li yıllara gideriz ve içinde olduğumuz binanın yanmakta olduğunu görürüz. Yangından kaçmaya çalışan bir kişiye yardım ederiz ve onun ölümden kurtulmasını sağlarız. Daha sonra tuhaf bir şekilde yine kendi zamanımıza geri döneriz ve her şeyi değişmiş buluruz. Bu olaydan sonra değişime sebep olan olayı incelemeye başlıyoruz ve bu konuda bazen zamanda geri giderek bazense günümüzde, birtakım insanların yardımı ile bu olayı çözümlemeye çalışıyoruz.
Oyunun zamanı bur, bük, ilerlet, gerilet, durdur gibi olayları güzel olmuş. Oyuna ilk başladığımızda yaptığımız hata yüzünden her şeyi alt-üst ettikten sonra yine zamanı bükebilme ve kullanmamıza yarayan TMD (Time Manipulation Device – Zaman Manipülasyon Aleti) ile zamanı istediğimiz gibi kullanıp, zaman zaman da geçmişe giderek olayları yavaş yavaş düzeltiyor gibi yapıyoruz. Ne kadar uğraşsak dahi asıl hatanın kendimiz olduğunu taaa oyunun sonunda anlıyoruz. Tabi ki oyundaki karakter anca o zaman anlıyor. Biz oyuncular ise daha ilk defa geçmişe gittiğimizde tarihe müdahale etmekle zaten paradoks yapabilecek bir hata yaptığımızı anlıyoruz. Hatta oyun süresi boyunca bile zamanda bizden daha ileride olan biz daha biz geçmeden tüm yollara, duvarlara birçok uyarı ile bizi defalarca uyarıyor ama elemanın kafa anca en sonda dank ediyor ne yapalım. Oyunun sonuna ise farklı alternatif son koymaları güzel olmuş. Gerçi oyun sürecinde de bazı seçimlerimiz olmasına karşın (deneğin birinin üzerimize bine yakın asker saldıktan sonra bizden af dilemesi ve istersen onu vurup, istersek belirli bir süre sonra odadan çıkıp kaçmasını izlemek gibi…) bu seçimler oyunun sonuna bir etkide bulunmamaktadır. Oyunun sonundaki alternatifler ise son anda yapılan hamleler ile belirleniyor: Şahıs A’yı öldür, B’yi Öldür, Kendini Öldür, A ve B yi öldür, kimseyi öldürme de herkes mutlu mesut yaşasın gibi…
Nette her ne kadar, yok BioShock’a benziyo, yok oyun tekdüze vs vs. dense de benim hoşuma gitti. Ama şunu da eklemek lazım madem BioShock a benziyor diyorsun neden Death Space’i atlıyorsun be kardeşim. Zombileri öldürme olayı da Death Space ye benziyor. Yaratık gövdesine tüm cephaneni boşalt, yaratığa zarar veremezsin ama kafasından tek kurşun ile öldürebilirsin. Yada kol ve bacaklarına vurarak bu uzuvlarının kopmasını sağlayabilirsin. Tabi ki en güzel yöntem yaratıkları yaşlandırmak yada daha yaratık olmaya başladıkları evrelerine kadar gençleştirmek. O zaman zaten kendiliklerinden ölüyorlar.
Sonuç ben oynadım ve beğendim. Sizlerinde beğeneceğini umuyorum. Zaten internetteki puanlar da 8/10 ve üzeri puanlar zaten.
Yazan: Yakup Ali YILDIRIM